Kadın, varis ve hamilelik
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 80 milyon kişinin sorunu olan varis, "varix" sözcüğünden türemiştir.Varix sözcüğü Latince'de kıvrımlı anlamına gelmektedir. Varisler genelde görünüm açısından sorun oluşturmakla birlikte, tedavi edilmediklerinde ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilirler. Kadınlar hormonları nedeniyle varis açısından erkeklere oranla daha şanssızdırlar, çünkü kadınlık hormonları damar çeperlerinin gevşemesine ve elastikiyetinin bozulmasına neden olurlar. Özellikle örümcek ağı şeklindeki kılcal varisler bayanlarda daha sık görülmektedir. Ayrıca hamilelik başlı başına bir varis nedenidir. Hamilelikte bireylerin % 70’inde değişik derecelerde varis gelişir ve bunlar bazen ileri derecede yakınmalara yol açar. Ancak iyi haber doğumu izleyen 3 ay içinde varislerin %60-70’nin kaybolmasıdır.
Varis neden oluşur?
Vücutta atardamarlar vasıtası ile dokulara iletilen kan ,dokular tarafından kullanıldıktan sonra toplardamarlar yoluyla ile tekrar kalbe gönderilir.Toplardamarlar kanı tekrar kalbe taşırken, yerçekimine karşı hareket ederler. Toplardamarlar kanı kalbe geri götüren yapılardır. Toplardamarların yapısında bulunan kapakçıklar kanın yanlızca bir yönde, kalbe doğru akmasına izin verirler ve böylece kanın geriye kaçışını önlerler. Kasların kasılmasıyla oluşan itici güç ve kapakçıkların geri kaçışı engellemesi sayesinde kanı kalbe doğru götürürler. İşte varislerde temel bozukluk bu kapakçıkların işlevlerini yitirmiş olmasıdır. Böylece kan geriye daha kolay kaçmakta, bu kaçış belli bir bölgede kanın göllenmesine yolaçmakta, damarın yapısını ve şeklini bozarak damarın ciltten görülür hale gelmesine neden olmaktadır. Varisler cilt yüzeyinde mavi, ileri derecede kıvrımlı, dokununca içlerinde kan olduğu kolaylıkla hissedilen ve ileri durumlarda ağrılı olan damar yapılarıdır. Varisler büyüdükçe yaptığı şikayetler artar. Ağrı, bacakta dolgunluk hissi ve estetik bozukluklar en sık yaptıkları şikayetlerdir.
Gebelik varis ortaya çıkmasını nasıl kolaylaştırır?
Gebelikte, anne karnında büyüyen bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için kan hacmi belirgin bir şekilde artar. Dolaşımda daha fazla kan bulunduğundan özellikle bacaklarda kanın göllenmesi kolaylaşır. Hamilelerde artan miktarlarda salgılanan progesteron hormonunun damar düz kasları üzerindeki gevşetici etkisi varis oluşumunu daha da kolaylaştırır. Ek olarak anne karnında büyüyen bebeğin ana toplardamarlara yaptığı baskı göllenmeyi artırır. Sonuç olarak toplardamarların kapakçık mekanizması kanı kalbe doğru pompalamada yeterince başarılı olamaz. Böylece vücudun alt taraflarındaki toplardamarlarda kan akımı yavaşlar, kan göllenir ve bacaklar ve vulvada (kadın üreme organının en dış kısmı) varisler, anüste ise hemoroidler (basur) ortaya çıkabilir. Gebelikten sonra varisler genellikle ilk 3 ay içinde kaybolur. Ancak özellikle ailesinde varis öyküsü bulunanlarda varisler doğumdan sonra da kaybolmayabilir.İlk gebelikte varis gelişimi daha az görülmesine karşın gebelik sayısı arttıkça varis ortaya çıkma olasılığı ve varislerin şiddeti artar. Hamilelikte aşırı kilo artışı, fazla güneşlenmek, çok sıcak su ile banyo yapmak da varisleri arttırmaktadır.
Ne yapılabilir?
Öncelikle gebelikte varis ameliyatı yapılmaz. Ancak nadiren varisli damarların yırtılması ve ciddi kanamaya yol açması durumunda uygun bir cerrahi yöntemle tedavi yapılabilir. Varisleriniz şiddetliyse bacaklarınızı hafifçe sıkan külotlu varis çorabı giymelisiniz. Bunlar sabah yataktan kalktıktan sonra giyilir ve gün içinde ayakta durduğunuz süre içinde çıkartılmaz. Bu çorapların özellikle hamileler için üretilmiş olanları vardır ve bunlar bacaklarda kanın göllenmesini oldukça etkili şekilde önler.
Uzun süre ayakta sabit pozisyonda kalmak ve oturmak kan akımını yavaşlatır ve varis oluşumunu kolaylaştırır. Otururken bacaklarınızı yüksekte tutmanız ve uyurken de bacaklarınızın altına yastık koyarak yükseltmeniz varis oluşumunu bir derece engeller. Özellikle de bacakları çaprazlaştırarak oturmak çok sakıncalıdır. Elde ettiğiniz her fırsatta 15-20 dakika boyunca ayaklarınızı yükselterek oturmalısınız. Yürüyüş ve yüzme gibi egzersizler bacak kaslarınızı çalıştırır ve toplardamarların kalbe doğru hareketi kolaylaşır. Düzenli yürüme alışkanlığı ile varis oluşma olasılığını ve oluşan varislerin şiddetini azaltır. Yakınmaları çok olan hastalarda gebeliğin son 3 ayında bitkisel kaynaklı bazı ilaçlar kullanılabilir, ancak bu ilaçlar doktor önerisine göre uygun dozlarda kullanılabilir. Sıcak havalarda bacakta yakınmalar çok ise soğuk su ile banyo damarları daraltacağından yararlı olabilir. Bacakları çok şiş olan hamileler yan yatarsa toplardamarlar üzerindeki basınç azalacağından yakınmalar azalabilir.
Doğum sonrası ne yapılmalı
Doğumdan 6 ay sonra varis tedavisine başlanabilir. Günümüzde varis tedavileri hastaneye yatmayı gerektirmeden ayakta yapılabilmektedir.Kılcal varislerde ve çapı 3 milimetre altındaki ince varislerde iğne ile tedavi (skleroterapi) en uygun tedavi yöntemidir. Bu yöntemde kullanılan özel enjektörler sayesinde özellikle varislerin içine bir solusyon enjekte edilir ve böylece varislerin kapatılması sağlanır. Özel enjektörler kullanıldığı için acı hissedilmez. Daha geniş varislerde lazer enerjisi kullanılarak damar içeriden kapatılabilir. Ayrıca günümüzde özellikle diz altındaki varisler 2 mm uzunlukta mikro-kesiler ile rahatlıkla çıkartılabilmektedir. Bu girişim sonrası dikiş atılmamakta ve hiç iz kalmamaktadır.
Varisler hamilelik için engel mi?
Varislerin varlığı çocuk sahibi olmak için bir engel deyildir. Ancak hamilelik sırasında daha dikkatli olunmalı ve yukarıda tanımlanan önlemler dikkatle uygulanmalıdır. Ayrıca kadın genital organlarındada varisler gelişebilir ve doğumu güçleştirebilir. Ancak bunların hiçbir çocuk sahibi olmayı engellemez ve uygun tedbirler ile doğum gerçekleşir.

